Devâ İçin Dert Aranır, Adı "Aşk".

20/1/2010 - Bırakıp Gittiği Zaman

HİLYE'de: eL-eM

 

 

 

 

Demek ki bir şairin

Sabrının son dervişi de öldürülmüştür.

 

Kan sızmak üzeredir harflerin arasına

Ateş birkaç damla ihanet tebessümü

Bir kuyudan su çekmeyi bekleyen

Bahçıvanın rüyasında bir kalem

Bir nergisin mağrur yapraklarına

Sen vefasız bir bahar kelebeği

Sen sadakat bilmeyen zavallı bir rüyasın

Diye yazmak üzeredir.

 

Demek ki bir şairin

Ruhunun son yangını da söndürülmüştür.

 

 

Nurullah GENÇ- Ateş Semazenleri

 

 

 

GönleDüşen (yok) :: :: Bağlantı

19/7/2009 - Anla Beni Sultanım

HİLYE'de: eL-eM

 






Zifiri kıtalardan geçerek geldim sana
Kan renginde bir mühür bir yanında yüzümün
Bir yanında zalimler otağından çizgiler
Aynalardaki ben'sin diye yöneldim sana

Ruhum gökte öyle bir pervanedir ki döner
Mihverimde olanın mihverinde,  riyasız
Namağlup bir köledir gözlerimde yanan mum
Seninle güneş olur sensiz kalınca söner

Anla ki, bezirganı ağlayan bu yolculuk
Kalbimi ufuklara gömdüğünde son bulur
Hükümranlık senindir bu rüya ülkesinde
Kölenin hayalinde azatlık yok, kaçış yok

Sultanım, ister çürüt aynalarda bu teni
İster gönder üstüme bütün ordularını
Razıyım kapatsan da zindanlarına sessiz
Yetecektir bir defa bağışlasan gölgeni

Hafızamda geçmişten ne işaret, ne bir iz
Gülleriniz altında kaldı isyan ve hüzün
Hiçbir şey olmasa da sarar beni bir ömür
Gözleriniz sultanım, sadece gözleriniz

Şu mahzun ellerime vur artık kelepçeni
Eşiğindedir başım, üzerine basıp geç
Yürüyüp git istersen koyarak bir köşede
Her yaptığın revadır, yeter ki anla beni

Nurullah GENÇ

Fotoğraf için Mehlika Asiltürk'e teşekkürler...



GönleDüşen (yok) :: :: Bağlantı

17/3/2009 - Söylenmemesi Gerekenin Şiiri

HİLYE'de: eL-eM



...
Âh bir tutunabilsem burçlarına güneşin,
Sessiz yürüyebilsem zifiri gecelerde.
Âh, küçük bir vatanım olsa kalbinde senin,
Kundağında vuslatı yudumlasak evrenin,
Bitmeyen bir şarkıya kenetlense gönlümüz
Birbirine karışsa ölümümüz, ömrümüz
İpek avuçlarında uyanmak diliyorum...

"söylememeliydim, biliyorum!.."

Nurullah GENÇ- Söylenmemesi Gerekenin Şiiri

GönleDüşen (yok) :: :: Bağlantı

14/12/2008 - Ama...

HİLYE'de: eL-eM






Yorgun,
Kanadı kırık kuş gibiydim.
Uçabilir miydim!...


Sen var iken
Olmayacaktı, biliyordum
Ama,
Kırılmamış bir kalp olmayı isterdim...

Rukâl

(Fotoğraf: Enver Şengül)



GönleDüşen (1) :: :: Bağlantı

23/10/2008 - ŞEHRAYİN ŞARKILAR-1

HİLYE'de: eL-eM







"bu hasret, bu hicran zelzelesinden
beni kurtarmaya gücünüz yetmez
çünkü mutsuzluğun mekteplerinde
ıstırâp dersleri alıyorum ben"



seni yaşamadan ölmeyeceğim
aşka özgü zakkum bahçelerinde
gene acılarla kalıyorum ben
deniz ölesiye yakın ayaklarıma
ey ülkemin pusatsız kahramanları
erzurum garında, banklar üstünde
sükût-u hayâle uğrayan kalbim
geceyi kavrayan parmaklarımla
bu hasret, bu hicran zelzelesinden
beni kurtarmaya gücünüz yetmez
çünkü mutsuzluğun mekteplerinde
ıstırâp dersleri alıyorum ben

gittikçe yaklaşan bir âfet gibi
intihâr yanılgısıyla
yollar beni esârete çekiyor
şehrâyin şarkıları söylüyorum içimden
şarkılar ki, hep aynı nakaratla bitiyor
sen bir garip delisin
gözleri perdelisin

erzurum garında, banklar üstünde
susuzluktan ağlayan bir güvercin
içime vuruyor kanatlarını
nağmelerin ateşinde parlayan
kuşlar bölük bölük hayatıma giriyor
bütün çığlıkları kuşanmış ölüm
dudaklarında siyanür
oysa bilmiyor ki, bu yolculuktan
yollar tükense de, dönmeyeceğim
seni yaşamadan ölmeyeceğim
o çin hârikası bakışlarını
o pekin gözlerini
gözlerin ki, gece donanmasıdır
yoksul ve yabancı mısralarımın

bedenimde çıban çıban ağrılar
ben bu ağrılardan zevk alıyorum
ejder tepesinde bunalıyorum
bir yanda kum fırtınası
diğer yanda esrârengiz
karakalem çalışması bir deniz
rüzgârla, yağmurla ve yıldızlarla
başlamak üzere son âyinimiz

erzurum garında gece yarısı
bankların üstüne şimşekler konar
bazen bir yıldırım gezinir saçlarımda
bazen bir melek saatler boyu
yakama ölümsüz çiçekler takar
erzurum garında gece yarısı
hıçkırıklar boğazıma tıkanır
nemrut ateşiyle sabaha kadar
içimde binlerce ibrahim yanar

koltuğumda efsaneler kitabı
kafdağından nergis devşiriyorum
başını dayamış omuzlarıma
o eski, o yaşlı zümrüdüanka
ben bir çin sarhoşu samanyolunda
denizi tartışan bakışlarını
geçmişime asla gömmeyeceğim
seni yaşamadan ölmeyeceğim

perdeler kalkıp da sabah olunca
aldırma aras’ın öyle bulanık
öyle mahzun aktığına
palandöken yine sisli, aldırma
ben hem sise hem çamura alıştım
senelerdir bu acıyla buluştum
mutluluk ne zaman çıksa karşıma
yalnızlık bir zindan, çöker başıma

Nurullah GENÇ

Fotoğraf: Öner Artıç

GönleDüşen (yok) :: :: Bağlantı

11/7/2008 - Sen Var İken Âlemde Beni Yâd Edecek Yok!

HİLYE'de: eL-eM



Karşımda, önümde, kalbimde  Hayal Hatun duruyor.
Sanki o söylüyor da ben dinliyorum. 

"Feryâd ki feryâdıma imdad edecek yok,
Efsûs ki gamdan beni azad edecek yok!

....

Kes vars alâkan bana ey tali-i dûnum
Sen var iken âlemde beni yâd ecek yok!

...."
Şair Nigar Hanım

GönleDüşen (yok) :: :: Bağlantı

<- :: Sonraki Yazı ->

RUKÂL...Gözde Nem... Gönülde Elem:

Siyah belki aldatır içindeki beyazı, Talihin aynaları kırıyorsa, hüzündür! Sen halâ anlamadın ne baharı, ne yazı Beni cehennem kılan, o, esrarlı yüzündür... (Nurullah Genç)

DEVÂ Diyarları

h2so4
sukretmiyoruz
huznumsel
farukboran
adigebatur
gozgumisali
alaraamber
lagzan
eyferu
bilmekgerek
ihya
ustaplan
biltir
Blogcu Yardım
genocide
vaktileyl
payydoss
arzuzum
ilayusuf
donence83
gulvisal